Aralık 2014
PSÇPCCP
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031 

“Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir.”

SONGÜL DÜNDAR

şoför aga kitap kapak resmi

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic

İlgili Makaleler

savaşların kadını kitap kapak resmi

15
Oca
2013
GÖLELİ ÂŞIK CELALOĞLAN
songül Dündar tarafından yazıldı   

İpek mendil dane dane

Yudular serdiler güne

Celaloğlan’ı yudular

Başucunda döne döne…

 

Bu türkü Göleli Âşık Celaloğlanla ilintili olmasa da isim benzerliği, bu topraklarda aynı isimli birkaç ozanın dahi olabileceğinin bir kanıtıdır.

Göleli Âşık Celaloğlan’ın hayat hikâyesi de diğer Celaloğlanlar gibi destansıdır.

Görelim öyle midir?

1918 Göle’nin Hoşdülbent köyünde doğdu. Asıl adı Celal Kızılateştir. Osmanlıca ve Arapçayı küçük yaşlarda köyündeki ileri gelenlerden, Latin alfabesini ise askerlikte öğrendi.

Yaklaşık 10 yaşından itibaren eniştesi Mustafa’dan davul, zurna, kaval, mey ve bağlama çalmayı öğrenmeye başladı. Ayrıca; ağıtlar ve türküleri öğrenmesindeki en önemli etkenlerden birisi de ablası Altun’dur.

Köylerine gelip giden âşıklar aracılığıyla bilgisini pekiştirdi. Ancak; yörenin en ünlü davulcularından olması nedeniyle hemen her düğüne çağrılan Celaloğlan bu süreçte de bir çok türkü ustası ve âşıkla görüşüp kendini geliştirme fırsatı buldu.

Yöredeki efsanevi konumundan dolayı birçok türkü de de adı geçen Celaloğlan’ın genç yaşta ölmesi üzerine ardından onlarca ağıt yakıldı.

Yörede bilinen Sofu Emmi, Haveli Babuş ve Ferman Baba gibi birçok aşığın doğrudan ustası olarak kabul edilmektedir.

Celaloğlanbir kış günü çaldığı bir düğünden sonra hastalanınca kızakla köyüne getirildi. 1959 yılında öldü ve köyünde toprağa verildi.

 

 

DÜŞTÜ

 

Hey ağalar hey paşalar

Dağa kar düştü kar düştü

Kaldım gurbette gurbette

Yâda yar düştü yar düştü

 

 

Haber edin anasına

Eyi baksın sonasına

Yar ayrılık kınasına

Ah- ü zar düştü zar düştü

 

CELALOĞLAN gurbet elde

Sevdası söylenir dilde

Bülbülün arzusu gülde

Dala har düştü har düştü

 

 

 

 

YAYLADAN AŞAĞI

 

Yayladan aşağı inerken yolum

Avcılar önünde bir ceylan gördüm

Pınara eğildi bir su içmeye

Suyun aynasında bir mercan gördüm

 

Kaş kara göz kara benleri kara

Şavkını düşürdü gördüm pınara

Güzel beni saldın sen ah-ü zara

Seni görmeyeni bin pişman gördüm

 

Kara gözler ceylen yay kalem kaşlar

Beni aşk oduyla her daim haşlar

Lal-ü mercan olmuş ol inci dişler

Dil üstünde dönen bir şivan gördüm

 

CELALOĞLAN sever o gül endamı

Dolansam bulamam Acemi Şamı

Lakin güzel bilmez dert ile gamı

Gülüşünde zalim bir düşman gördüm