Ekim 2014
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 

“Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir.”

SONGÜL DÜNDAR

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic
25
Kas
2008
Öğretmenin Toplumda Sevilme Nedeni
Songül Dündar tarafından yazıldı   

Hiç düşündünüz mü, biz öğretmenler toplumda neden çok seviliriz? Neden toplumun her kesiminde itibarlıyız? Niçin yapılan tüm anketlerde en güvenilir, meslek grupları arasında ilk sırada yer alırız? Meslektaşlarım belki yarasını deşeceğim ama bu tablonun toplumda sevilmekle ve sevmekle bir alakası olmadığı kanaatindeyim.


Öğretmen Kubilay’ı katledenler pişman mı oldu? Yoksa Anadolu yollarında kendini paralayan Çalıkuşu’nun başına gelenlerden sonra toplum vicdan muhasebesi mi yaptı? Ya da yobazlar mı tükendi. Veya kızları kampanyalarla okula gönderen toplumumuzun her kesimi eğitime inanılmaz derecede önem verir hale mi geldi? ‘Hiç olmazsa bir öğretmen olsun’ yargısı toplumda son mu buldu? Bu tür değişimler oldu da mı öğretmen toplumda sevilir hale geldi? Hayır… İnanın bunların hiç birisi öğretmenin toplumda itibar görme nedenleri değildir.



Öğretmen;
Aç gezer, açıkta yatar, evine yaya gider ama derdini açıp da kimseye söylemez. Toplumun ailede ‘uslu çocuk!’ dediği türden derdini içine atar. Ailede bu tür içine kapanık uslu! Çocukların sevildiği gibi, öğretmen de bu mantığın gereği toplumun akıllı! Çocuğu olduğu için sevilir ve hanesine artı puan yazılır.

Öğretmen;
Hak aramak için isyan etmez, sokaklara dökülmez. İşçileri hak aramak için sokakta defalarca gördük, yargıçları gördük, doktorları gördük… Ama öğretmenlerin hak aramak için sokağa döküldüğünü hiç gördünüz mü? Onlar toplumun uysal! Vatandaşıdır, maraz çıkarmaz, hiç mi hiç göze batmaz. Toplumun anarşist! gözüyle baktığı hak arama eylemlerine kalkışmadığı ve uysal vatandaş! Olduğu için puan alır.

Öğretmen:
Sınıfa girdiğinde, sadece kendi dalında dersini anlatır. Bir saniye dahi ülke sorunlarına zaman ayırmaz ve konuşmaz. Matematik anlatır, Fizik anlatır, Kimya anlatır, Tarih, Coğrafya, Edebiyat, Felsefe anlatır. Fakat ders giriş zili çaldıktan çıkıncaya kadar ülke sorunlarından söz etmez. Paçasında donu da olmasa sadece işini yapıyor konumunda gözüktüğü için, toplum tarafından sırtı sıvazlanır ve artı hanesine puan yazılır.

Öğretmen;
Çalışırken de, emekli olduğunda da yok yoksuldur. Çalışırken; ek iş olarak pazarda limon satar, emekli olduğunda da; çilesi bitmez ve ölünceye kadar çalışmak zorundadır. Toplumun mağdurudur. Toplum mağdur konumunda olanlara, mağduriyet psikolojisi ile oy verir, ruhunu okşayacak en güzel ünvanları layık görür. Sevgi gibi, itibar gibi…



Ağzımıza bir parmak bal sürerler.
Cumhurbaşkanından daha çok itibarlısınız diye… Bir eli yağda bir eli baldaki zenginlerden daha çok seviliyorsunuz diye… Biz de buna kanarız.
Öğretmenler karatahta başında ömrünü tüketerek, sevilmeyi zaten fazlasıyla hak ettiğine göre; layık olduğu yaşam koşullarına kavuşmayı da hak ediyor demektir.
Topluma her şeyi öğreten öğretmen;
‘Hak verilmez alınır’ kuralını öğrenmeli ve haklarını almalıdır.
Daha güzel yaşam koşulları dileklerimle, tüm öğretmen meslektaşlarımın öğretmenler gününü kutlar saygılar sunarım.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile